PlusCep

  • RSS Okuyucu
  • PlusCep YouTube
  • Cep Telefonu
  • PlusCep Twitter
  • PlusCep Facebook Grubu
  • İletişim
 
 

Forum Kayıt ol Üye Listesi Takvim Forumları Okundu Kabul Et Etiketler

İnsanı İnsan Yapan 10 Özellik

İnsanı İnsan Yapan 10 Özellik Konusu, Konu Dışı Forumunda Tartışılıyor.
Konu ile Alakalı Etiketler: insanı insan yapan sözler, buluş yapan insanların özellikleri nelerdir, buluş yapan insanların ortak özellikleri, insanı insan yapan özellikler, insanı insan yapan 10 özellik, buluş yapan kişilerin ortak özellikleri, türkiye insanlarının özellikleri nelerdir, insanların ortak özellikleri nelerdir, bilim insanının ortak özellikleri, şimdiye kadar buluş yapan insan sayısı, buluş yapan insanların özellikleri, bilim insanı buluş yapan ortak özellikleri, son yıllarda yapılan buluşlar ve yapan kişiler, insanı insan yapan özelliklere sahip olmak, buluş yapan ve bilim insanının ortak özellikleri, insanı insan yapan özellikleri, uğur isimli kişi özellikleri, ınsanı ınsan yapan söz, buluşu yapan kişilerle ortak olan özelikleri, buluş yapanlar ve bilim insanları arasındaki ortak özellikler, ergenlik döneminde yalan, iphone pro vine fiyat, buluşun yapan insanların özellikleri nelerdir, buluş adamlarının ortak özellikleri, metin2 memeden öpüşme,






Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 09-03-2010, 14:52    #1 (permalink)
 
BΛRΛK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
[ " I Am Legend " ]
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 7,905
Konular: 1031
Takım: Türkiye
Blog Başlıkları: 3
Ettiği Teşekkür: 434
Aldığı Teşekkür: 476

Standart İnsanı İnsan Yapan 10 Özellik

Yüz Kızarması
İnsanların köşeye sıkıştıklarında ya da yalan söylediklerinde yüzünün renginin değişimesini Darwin bile açıklayamamış. Darwin, bu özelliğin ırk ya da renk farketmeksizin her insanda var olduğunu ancak hayvanlarda böyle bir eylemle karşılaşmadığını söylüyor. Darwin bu soruya cevap veremese de, yeni nesil bilim adamları bu konuyu araştırıyor.
Pluscep - İnsanı İnsan Yapan 10 Özellik


Yüz kızarması konusunda bir çok sav var. Bunlardan birisi de yüzü kızaran bireyin, bulunduğu sosyal ortamdaki ya da kendisinden daha yüksek kademede bulunan insanların ondan daha yukarda olduğunu kabul etttiği anlamına geldiğini savunuyor.

Bu savdan daha uzun süre sonra, toplumsal etkileşimler artıkça yüz kızarmasının nedeni daha ‘ticari’ ve ‘yumuşak’ bir anlam kazandı. Yüzü kızaran bireyin gerçek düşüncelerinin aslında ne kadar masum olduğunu dışa vurduğu söyleniyor. Kadınların yüzü, erkeklere göre daha fazla kızarıyor.










Gülmek

ABD’nin Baltimore şehrindeki Maryland Üniversitesi’nde nörolojist olarak çalışan Robert R. Provine ve ekibinin 10 sene süren araştırması sonucunda insanların komik şakalara değil banal yorumlara güldüğünü ortaya çıkarttı.



Provine, gülmenin insan öncesi dönemde gıdıklama eyelemine fizyolojik bir tepki olarak evrildiğine inanıyor. Modern çağlardaki maymunlar gıdıklandığında ‘pant-pant’ seslerini çıkartıyor. Provin de bu seslerin insanda ‘ha-ha’ haline dönüştüğünü düşünüyor. Provine, insanların sosyalleştikçe gülüşe daha sosyal bir anlam kattığına inanıyor.

Oxford Üniversitesi’nden Robin Dunbar gülmenin insanda endorfin düzeyini yükselttiğini söylüyor. Provine’e göre gülmenin sosyal anlamda sınıfları da var. Örneğin birisine gülünürse, o kişi ya kendini o sosyal ortamdan dışlar ya da o ortama kendini uygun hale getirir.








Genital Bölgedeki Kıllar

University College London’dan Robin Weiss, bu yılın başlarında insan evriminin bir noktasında genital bölgedeki kılların belirgin bir şekilde vücudun diğer bölgelerindeki kıllara oranla kalınlaştığına dikkat çekinceye kadar cinsel bölgedeki kıllanmanın kıllı geçmişimizden bizlere kalan bir miras olduğu düşünülüyordu.



Cinsel bölge kılları hakkında bir çok fikir üretildi. Bu düşüncelerin en yaygın olarak bilineni, yoğun kılların koku ve soğutma bezlerinin yakınlarında toplanması. Bu sayede kıllar cinsel olgunlaşma sinyali veren kokuların çevreye yayılmasını önlüyor. Başka bir görüşe göre bunlar, kızlarda büyüyen memeler ve genişleyen kalçaların, erkeklerdeyse yüzde sakalların çıkması gibi ergenlikten yetişkinliğe geçişin sinyali. Bir diğer görüşe göreyse kıllar genital organları soğuğa ve toza karşı koruyor.









Ergenlik Dönemi

Genelde ergenlik dönemi, üreme dönemi için bir ısınma evresi olarak görülse de bu en git gelli dönemin başka işlevlerinin olduğu düşünülüyor.

Bunlardan ilki ergenliğin evrim tarihiyle ilgili olması. Kazılarda bulunan fosilleşmiş diş ve kemik bulgularından elde edilen verilere göre ergnlik 800.000 ile 300.000 yıl arasında gerçekleşmiş olabilir. Bu süreç insan beyninin ebatlarındaki ani değişimle aynı ana denk geliyor.



İkinci ipucu, ergenlik döneminde insan beyninin bütününü kapsayan değişimi gösteren MRI verilerinden elde ediliyor. Cambride Üniversitesi’nden David Bainbridge bu konuda şunları söylüyor:
“İnsan beyninin boyutları 12 yaşındayken neyse 20 yaşındayken de aynıdır. Ancak yapabildiği işlemler artıyor. Ergenlik, cinselolgunluğa geçişten çok insan aklının psikolojik ve sosyal etkileşimlerle baş edebilecek olgunluğa erişimiyle ilgilidir. Ergenlik döneminden geçmeden hiçbirimiz tam anlamıyla insan olamayız.”









Rüyalar

Rüyalar, duyuların işlemden geçmesinde kritik bir rol oynarlar. Sigmund Freud rüyaları bilinçaltına açılan bir pencere olarak yorumlasa da bugün bilim adamlarının çoğu bu düşünceyi reddediyor. Ancak hiçkimse şu ana kadar neden rüya gördüğümüze dair bir açıklama getirmedi.
Son araştırmalara göre gün içinde yapılan kısa şekerlemelerin duygusal anıları düzene soktuğunu gösteriyor. Uykuda hızlı göz hareketleri dönemi sayısı (REM) ne kadar fazlaysa anılar da o kadar fazla işlemden geçer.



Ortaya atılan savlardan bir tanesi de REM anında görülen rüyalarının güçlü duygusal anıların şiddetini azalttığı yönünde. Bu şekilde anıları beynimizde saklarken bunlara eşil eden duygular zaman içerisinde etkisini yitiriyor.

Son zamanlarda rüyalarının tümünün REM uykusu sırasında görülmediği ortaya çıktı. Hem REM uykusu rüyalarının hem de REM-dışı rüyaların kendine has özellikleri var. REM uykusu sırasında görülen rüyalar daha öyküsel bir kurguya sahip ve daha fazla şiddet içeriyor. Böylece gerçek hayatımızda şiddet içeren ilişkilerle daha başarılı baş edebiliyoruz.

Rem dışı rüyaların içeriğininse işbirliği içeren ilişkileri desteklediği savunuluyor.









Başkalarını Düşünme - Diğerkamlık

“Bencil Gen” adlı kitabın yazarı Richard Dawkins insanların başkalarını düşünme ve fedakarlık gibi bir özelliğe sahip olmadığını savunuyor. Yazar, kitabında insanların aslında bencil doğduklarını dolayısıyla cömertlik ve fedakarlık gibi kavramları sonradan öğrendiklerini anlatıyor.



Bencillik evrimsel açıdan anlamlıdır, çünkü karşılıksız kalacağına bile bile birisine zaman ve efor sarfetmek hayatta kalma anlamında kişiye yardım sağlamaz. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar insanların karşılıksız fedakarlık yapabileceğini ortaya çıkarttı. Bütün bu bulgular biyologların diğer kamlığın insan doğasının bir parçası olduğu sonucunu çıkartmasına neden oluyor. Ancak bir türlü açıklama getiremedikleri tek nokta, diğerkamlığın nasıl ve neden evrildiğiyle alakalı.








Sanat

Evrimin babası Darwin, sanatın köklerinin cinsel seçilimde yattığını iddia etmiş olsa da bugüne dek
İnsanoğlunun sanatsal eylemlerde bulunma isteğinin evrimle nasıl ilişkilendirileceği konusunda kesin bir değerlendirme henüz yapılamadı.



Santa Barbara’daki Kaliforniya Üniversitesi’nden evrim psikologları John Tobby ve Leda Cosmides, estetik deneyimlerin peşinde koşma merakının, dünyanın başka yönerlini öğrenmemizde bizlere yol gösterdiğini düşünüyor. İnsan beyni, bu farklı halleri doğuştan sahip olduğu donanımla algılayamayacağı için sanattan yardım istiyor olabilir. Auckland Üniversitesi’nden Brian Boyd da sanatın bir çeşit entellektüel oyun olduğuna ve insanları yeni ufuklara açılmaya teşvik ettiğine inanıyor.









Batıl İnanç

ABD Başkanı Barack Obama’nın her seçim sabahında basketbol oynaması gibi, herkesin kendine has bir batıl inanışı vardır. Mantıksal olarak işe yaramayacağını bilsekte aslında batıl inançlar tamamen anlamsız değil.



İngiltere Bristol’da bulunan Bristol Üniversitesi’nden Bruce Hood, insan beyninin çevredeki düzeni ve yapıyı tahmin etmek üzerine tasarlandığını düşünüyor. Ayrıca herkes birer determinist (Doğa'daki her olayın, dolayısıyla insanın tüm faaliyet ve davranışlarının kendi iradesi dışında seyreden bazı faktörlere tabi olduğunu ileri süren teori) Yani her olayın aslında önceden yaşadığımız olayların birer sonucu olduğunu tahmin edebiliyoruz. Bu da bizi batıl inançlara açık hale getiriyor.
Dinin de batıl inançlara etkisi bulunuyor. Örneğin insanların yurtdışında kiliseye gitme oranı, ekonomik kriz zamanlarında hiç olmadığı kadar artıyor. Ya da Tel Aviv’de yaşayan insanlar yanlarında daha fazla uğur eşyası taşıyor.









Öpüşmek

Dudak dudağa öpüşmek her kültürde bulunmuyor, yani genlerimizde olan birşey değil.
Ortaya sürülen savlardan birisi öpüşürken, bebeklikten kalma emzirme duygularını, rahatlık, güven ve sevgi hislerini duymanın, insanlarda öpüşme isteğini uyandırdığı yönünde. Buna ek olarak, atalarımızın bebeklerini ağızdan ağıza çiğnenmiş yiyeceklerle beslediği söyleniyor. Hatta günümüzde şempanzeler halen bu geleneği sürdürüyor.



Konu öpüşme psikolojisine geldiğinde konu daha başka bir yöne kayıyor. Dudaklarımız, vücudumuzun en hassas parçalarından bir tanesi. Üzerinde doğrudan beynin haz merkezlerine bağlanan nöronlar bulunuyor. Öpüşmenin stres hormonu kortizolü düşürdüğü ve bağlanma hormonu oksitokini yükselttiği biliniyor.









Burun Karıştırma

Hindistan’ın Bangalore şehrinde bulunan Ulusal Ruh Sağlığı ve Nörobilim Enstitüsü’nden Chittaranjan Andrade ve B.S. Srihari tarafından 2001 yılında 200 yetişkin üzerinde yaptıkları araştırmada herkesin istisnasız dört kere burnunu karıştırdığını ortaya çıkarttı.



Aslında bu konudaki en yakın diğer araştırma da 1966 yılında New York Devlet Üniversitesi’nden Sidney Tarachow tarafından yapılmış. Araştırmacı burun karştırma nedeninin ‘parmağa takılanların çok tatlı olması’ nedeniyle cevabını almış.
BΛRΛK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-03-2010, 19:20    #2 (permalink)
 
SHΛDER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
[ Flyin' H!gH ]
Üyelik Tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 528
Konular: 156
Takım: Türkiye
Ettiği Teşekkür: 37
Aldığı Teşekkür: 47

Standart

burun karıştırma mı
SHΛDER isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
İlginizi Çekebilir →
Alt 10-03-2010, 09:55    #3 (permalink)
 
BΛRΛK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
[ " I Am Legend " ]
Üyelik Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 7,905
Konular: 1031
Takım: Türkiye
Blog Başlıkları: 3
Ettiği Teşekkür: 434
Aldığı Teşekkür: 476

Standart

Burun karıştırma tamamen ilkel benliğin getirdiği doğal eylemdir. Bkz. Bebekler.
BΛRΛK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
buluş yapan bilim adamlarının ortak özellikleri, buluş yapan bilim adamlarının özellikleri, buluş yapan bir insan, buluş yapan bir insanın negibi özellikleri vardır, buluş yapan insanlar ve özellikleri, buluş yapan insanlarda aranan özellikler, buluş yapan insanlarda hangi özellikler bulunur, buluş yapan insanlarin özellikleri, buluş yapan insanların ortak özellikleri, buluş yapan insanların özellikleri, buluş yapan insanların özellikleri nelerdir, buluş yapan kişilerin ortak özellikleri, buluş yapan kişilerin özellikleri, insanı insan yapan 10 özellik, insanı insan yapan içindeki, insanı insan yapan nedir, insanı insan yapan sözler, insanı insan yapan özellikler, ınsanı ınsan yapan sözler, özellik sözler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Açık


Benzer Konular →




1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357

Şu Anki Saat: 11:28  

 Duyurular
- 2010 Temmuz Ayının Üyesi "Nostradamus |.." Tebrikler
- Gerçekler Zamanla Anlaşılır

Site Kullanımı
- İletişim
- Arşiv
- Yukarı Git





Telif Hakkı & Lisans
Powered by vBulletin® Version 3.8.5 Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.5.1 PL1
Copyright ©2008 - 2010, PlusCep® Her Hakkı Saklıdır.